
Merhaba Sevgili Kiraz Ağacım;
Aslında böyle bir resmin yanına yazmanın zorluğunun farkındayım..Bu güzellikle örtüşecek bir yazıyı ben nasıl yazayım..
Çocukluğuma dönmek istiyorum yeniden..
Gizli sığınağıma..
Ve kiraz ağacıma..
Evimizin önünde, henüz çok genç bir fidanken tanıdığım, benimle birlikte büyümesini izlediğim sevgili kiraz ağacıma..
Ona "pembe" derdim..Tam kırmızı değildi meyveleri çünkü..
Pembe de sayılmazdı ama, o benim arkadaşımdı ve ben ona pembe derdim.
Sürekli onun alçak dallarına oturup, birşeyler yapardım..
Meyvesi pek yenmezdi..Annem genç olduğu için üst dallarında, kırılır gerekçesiyle dolaşmamıza müsade etmezdi..
Ama, toplanmayan meyveleriyle o daha da güzel görünürdü..
Gerçi onun adına üzülürdüm de..Ama o beni teselli ederdi..
Zaten çok gençti, çok da meyve vermezdi..
Ama bir kiraz ağacının , ne kadar güzel olabileceğini bana "PEMPE" ÖĞRETTİ..
.....................................................